DERİ KANSERİ VE YAŞAM

Kanserle ilgili doğru sanılan yanlışlar

20/12/2009 · Kategori: KANSER

Kanserle ilgili doğru sanılan yanlışlar

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ
"Domates, brokoli, lahana ve yeşil çay gibi gıdaların bilindiği gibi kanserden koruduğuna dair yeterli veriler yok"
Güncelleme:19 Aralık 2009 17:27
 Yorum Yaz Yazdır Eksenim'e Ekle Arkadaşına gönder RSS SMS Servisi                          3. Prevantip Onkoloji Sempozyumu öncesi basın toplantısı düzenleyen Hacettepe Üniversitesi'nde görevli Prof. Dr. İsmail Çelik, vitamin kapsüllerinin kanserden koruma etkisi olmadığını belirterek, "Domates, brokoli, lahana ve yeşil çay gibi gıdaların bilindiği gibi kanserden koruduğuna dair yeterli veriler yok" dedi.

Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde düzenlenen 3. Prevantif Onkoloji Sempozyumu devam ediyor. 'Kanserden korunma' ile ilgili bütün detayların ele alındığı sempozyumla ilgili Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü, Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Çelik, Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi Başkanı Prof. Dr. Murat Tuncer ve Hacettepe Üniverisetesi'nde görevli Doç. Dr. Mutlu Hayran bir basın toplantısı düzenledi.

Ana temalarını 'Jinekolojik, Ürülojik ve Gastrointestinal kanserlerde tarama ve erken tanı' konularının oluştuğu kongrede kanserin genetik geçişten daha çok yaşam tarzı kökenli olması vurgulandı.

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

KANSERLERİN YARISI TÜTÜN NEDENİYLE OLUYOR

Basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Sempozyum Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, kanserlerin yüzde 95'inin tütün, kilo, alkol ve enfeksiyonlar nedeniyle oluştuğunu söyledi. Tütün kullanımının her çeşit kanseri arttırdığını belirten Çelik, "Tüm kanserlerin yaklaşık yarısın tütün kullanımı nedeniyle meydana geliyor. Pasif içicilik de kanser sebebidir. Sigara içmeyenlerde çevresel tütün dumanına maruziyet akciğer ve meme kanseri riskini arttırmaktadır" dedi.

KANSERDEN KORUNMAK İÇİN GÜNDE 5 PORSİYON MEYVE VE SEBZE TÜKETİN

Kanserden korunmak için beslenmeye çok dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Çelik, şöyle konuştu; "Günden en az 5 porsiyon meyve ve sebze tüketmek gerekiyor. Ayrıca yağdan düşük, lifçe yüksek gıdalar tüketmek gerekiyor. Kırmızı et ise haftada birden fazla yenmemeli"

ALKOL SİGARA İLE BİRLİKTE KANSOROJEN ETKİSİNİ ARTTIRIYOR

Obezitenin kanser olma riskini arttırdığını belirten Çelik, "Alkol kanseri tetikler. Az miktarda bile olsa alkol kanserojen etki gösterir. Özellikle sigara ile birlikte kullanıldığında bu etki daha da artar" şeklinde konuştu.

KANSER İLE İLGİLİ EFSANELER VAR

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Türkiye'de her gün ortalama 350 kişinin öldüğü kanserin önlenmesi amacıyla halkın doğru sandığı bilgilerin aslında yanlış olduğunu söyleyen Çelik, "Mesela soyanın içindeki kadınlık hormonu olan östrojene benzer maddeler, yüksek dozda alındığında meme ve rahim kanserine yol açabilir. Ayrıca ceviz, fındık, fıstık gibi zararsız olduğu ve kolestrol içermediği söylenen yağlı gıdalar çok miktarda alınması halinde şişmanlatır.

Bu da kansere olumsuz etki yapar. Domates, brokoli ve lahana gibi gıdaların yüksek miktarlarda tüketilmesinin kanserden koruduğuna dair veriler yeterli değildir. Aspartam ve sakarin gibi yapay tatlandırıcıların kansere neden olduğu bilgisi ispatlanmamıştır. Kahve tüketiminin kansere neden olduğu ve yeşil çayın kanserden koruduğuna dair bilimsel bir bulgu yoktur" dedi.

GDO'LU GIDALAR KANSER RİSKİ OLUŞTURUYOR ŞEKLİNDE BULGU YOK

Son günlerde çok tartışılan GDO'lu gıdaların kanser riskini arttırdığı şeklindeki haberleri de değerlendiren Çelik, "Genetiği değiştirilmiş gıdaların, kanser riskini artırdığına dair bilimsel bir bulgu yoktur. GDO'lu gıdalar kanser yapmaz ya da yapar demiyorum. Bu çok hassas bir konu. Ama şu ana kadar kanser riskini arttırıcı bir bulgu yok. Bununla birlikte hazır gıdalardaki katkı maddelerinin, uygun oranlarda kaldığı takdirde kanser yapıcı etkisi de mevcut değildir" dedi.

Şimşek, havuzun içinde bulunan beta-karoten maddesinin fazla alınması halinde, sigara bağımlılarında akciğer riskini arttırdığını dile getirdi.

VİTAMİN TAKVİYESİ ZARARLIDIR

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

"Vitamin takviyesi ve kapsüllerinin kanserden koruma etkisi yoktur aksine kanseri tetiklediğini gösteren çalışmalar mevcuttur" diyen Çelik , "Yiyeceklerle alınan folat kanserden koruyucu etki yaparken hergün yüksek dozda folat vitamin tableti tedavisi ile artmış kanser ve kalp damar hastalığı riski gösterilmiştir"

"Bazı bilimsel çalışmalarda folik asidin felç ve kalp hastalığı riskini azaltacağının, kalın bağırsak kanserini engelleyebileceği bulguları ile birçok insan kalp hastası ve kanser olmamak için folik asit tabletleri kullanmaya başladı." değerlendirmesinde bulunan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü; "Hatta Amerika, Kanada ve Şili gibi unlara ve benzeri ürünlere folik asit eklenmeye kadar yaygın kullanıma girdi.

Fakat yıllar sonra özellikle gıda takviyesi yapılan bu ülkelerde kalın bağırsak ve prostat kanserlerinde yüzde 200' e varan artışlar dikkati çekmeye başladı. 2009 yıllarının ortalarından itibaren sayıları gittikçe artan araştırmalarda folik asidin yüksek dozlarının normal hücreler yanında kanser hücrelerinin çoğalmalarını kolaylaştırdıkları ve artırdıkları gösterildi. Norveç'te yapılan çalışmalarda folik asit ve B12 desteği alan kalp hastaları arasında akciğer kanserine yakalananların oranının, genel nüfusa göre yüzde 25 daha fazla olduğunu ortaya kondu. Araştırmada ayrıca, vitamin desteği alanların diğer kanser hastalıkları ve diğer rahatsızlıklardan ölüm oranı da daha yüksek çıktıi" ifadelerini kullandı.

KANSERDEN KORUNMAK İÇİN MAĞARA İNSANI ÖRNEĞİ

İlk insanlarda kanserin olmadığını belirten Çelik, mağara insanı modeli ile kanserden korunulabileceğini söyledi. İlk insanın sigara içmediği ve çevresinde sigara içilmediğini belirten Şimşek, "İlk insan ne bulursa onu yerdi. Vitamin hapı, takviye gibi diyet kandırmacalarına maruz kalmazdı. Yiyeceğini bulmak için saatlerce koşturur egzersiz yapardı. Alkol kullanmazdı. Güneş ışığından korunmada modern insana göre daha dikkatliydi. Güvenli cinsel yaşam konusunda daha şanslıydı" dedi.

CEP TELEFONU KANSERE NEDEN OLMUYOR

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Toplantıya katılan Doç. Dr. Mutlu Hayran ise "Cep telefonu kullanımına bağlı kanser gelişimi konusunda veriler yetersiz olup kullanımının kısıtlanmasına dair bilimsel bir öneri yoktur" diyerek şöyle konuştu: "Kanseri şu meyve önler bu sebze önler diye bir şey diyemeyiz. Çünkü böyle bir şey yok. Bu toplumu doğrulardan uzaklaştırdığı gibi hastaların kanseri arttırıcı hareketler yapmalarına neden olabilir. Toplumdaki kanserle ilgili sıkıntılar haberler ile başlıyor. Basın şu an da kanser yapıyor".

TÜRKİYE'DE SİGARA OLMASAYDI 100 BİN KİŞİ ÖLMEYECEKTİ

Kanserin bir korku adası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Murat Tuncer ise, "Türkiye'de sigara olmasaydı 100 bin kişi hayatını kaybetmezdi. Kanserin en önemli nedeni olan sigara bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan insanlar tedavi edilmelidir. Bu nedenle SGK sigarayı da kapsamı altına almalıdır" dedi.

6 AY ANNE SÜTÜ KANSER RİSKİNİ AZALTIYOR

Türkiye'nin gelecekteki kanser profilini annelerin şekillendireceğini dile getiren Tuncer, "Çocuklara 2 yıl anne sütü verilmeli. İlk 6 ay içerisinde ise sadece anne sütü ile beslenmeli. Bebekleri mamasız büyütmek ve sigara olan ortamlardan uzak tutmak gerekiyor. Bebekleri 2 yıl anne sütü ile beslemek anneleri de meme kanserine karşı korur. Bebeği de bir çok hastalıktan korur. Kanser hastalarının yüzde 10'unda hastalığa yakalandığını bir evre önce fark edebilirsek 2020 yılında 100 milyon TL kazançlıyız" dedi.

Sigara içilmesiyle ilgili pazarlığın kanserle yapılan pazarlık olduğunu anlatan Tuncer, "Sigara bağımlığında profesyonel destek çok önemlidir. Ve ancak farmakolojik tedavi ile başarı oranın artmaktadır. ''Tedavi almaksızın kendisi bırakan kişilerin sadece yüzde 5'inin bir yıl sonunda sigara içmemekte; profesyonel destekle başarı şansı yüzde 15'e çıkmakta, farmakolojik tedaviyle yüzde 25-30'ların üzerinde başarı sağlanmaktadır. Hacettepe Üniversitesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı'nda kurulan Sigara Bırakma Ünitesi'ne son 2 yılda 574 başvuru olmuş ve bu kişilerde sigara bırakma başarı oranımız %60'a varmıştır. Bu rakam Avrupa ve Amerika'da ki ortalamaların çok üzerindedir' dedi.

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kanserden korunmak için yapılacak 5 şey

6/12/2009 · Kategori: KANSER

Kanserden korunmak için yapılacak 5 şey

Bunları sadece prevantif onkoloji (kanser riskini artıran sebepler) uzmanı Prof. Dr. İsmail Çelik değil dünya kanser örgütleri söylüyor. Kanser riskini 5 şeye dikkat ederek azaltabilirsiniz:

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Lifli gıdalar tüketin. Kepekli ekmek, sebze...

Fazla kırmızı etten kaçının. Haftada en fazla bir kez tüketin.

Yağ kullanımını aza indirin. Çok sağlıklı zeytinyağını bile fazla kaçırırsanız kilo yapar. Fazla kilo da kanser riskini tetikliyor.

Günde 5 porsiyon meyve ve sebze tüketin. Türkiye'de bu çok kolay. Sabah kahvaltıda domates, öğlen bir tabak sebze yemeği, akşam iki çeşit meyve ile bunu yapabilirsiniz.

Alkolden uzak durun. Çelik, "Bir bardak şarap şöyle iyi filan deniyor ama bizim açımızdan bir bardağı bile kanser yapıyor. Sigara da erkeklerde akciğer kanseri, kadınlarda meme kanseri riskini artırıyor. Ne sigara tüketilmeli, ne de tüketenlerle aynı ortamda bulunulmalı." diyor.

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Kepek ilaç olsa satacağım

Kanser olmamak için ne yapalım, yiyelim diye sorunca Prof. Dr. İsmail Çelik'ten şu cevabı alıyoruz. "Doğal beslenin. Lifli gıdalar tüketin. Özellikle kepekli ekmek yiyin. Çünkü kepekli yani tam tahıllı gıda kalp hastalıklarından koruyor, kabız olmuyorsunuz, tansiyonu düşürüyor. İlaç gibi bir şey kepek. İlaç olsa satacağım. Doğallıkta köyümüze döndük. Eski insanlar gibi beslenirseniz, tablet vitamin kullanmazsanız, hareket ederseniz kanser olma riskiniz de az olur."

Kansere karşı harekete geçin

Prof. Dr. İsmail Çelik: Bol bol hareket edin. Yürüyün mesela. Otobüsten bir durak önce inin. Asansöre binmeyin, merdivenleri kullanın.
Zaman


KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

çöpe atılan piller kanser saçıyor

29/11/2009 · Kategori: KANSER

pilÇöpe atılarak zamanla bozulan ve gövdesinde akıntı meydana gelen pillerin içeriğinde bulunan cıva, kadmiyum ve kurşunun, kansere, nörolojik bozukluklara, akciğer hastalıklarına, beyin iltihaplanmasına ve Kısırlığa yol açıyor.

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ
Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Öztürk tarafından hazırlanan, “Pil-Akü Kullanımı ve Atık Piller ile Akülerin Zararları” başlıklı araştırmada, enerjisi bitmiş pillerin, çöpe atılmaları durumunda Hava, Su ve Toprak kaynaklarını kirleterek insanların sağlığı üzerinde olumsuz etkilere neden olacağı vurgulandı.
Çöpe atılan pillerin, katı atık depolama sahasında zamanla bozularak içeriğinde bulunan bazı tehlikeli ve zararlı Maddelerin serbest kalacağı kaydedilen araştırmada, bu maddelerin arasında cıvanın da olduğu ifade edildi.

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ
Cıvanın, doğada bozulmadan uzun süre kalacağı kaydedilen araştırmada, maddenin, hızla deri ya da solunum yoluyla vücuda girebileceği belirtildi. Maddenin, eser miktarda olmasının bile hiçbir şeyi değiştirmeyeceğine dikkat çekilen araştırmada, içme Suyu veya gıda zinciri yoluyla insan vücuduna giren cıvanın, parastezi, ataksi, dişarti ve sağırlık gibi nörolojik bozukluklara, merkezi sinir sisteminin tahribine, kansere, böbrek, karaciğer ve beyin dokularının tahribine, kromozomları bozmak suretiyle sakat çocuk doğumlarına neden olabileceği kaydedildi.
Pilin içeriğinde bulunan ağır metaller arasındaki en tehlikeli ve toksit maddelerden birinin “Kadmiyum” olduğu vurgulanan araştırmada, pillerin çöp depo sahasında bozularak kadmiyum ve bileşiklerinin serbest hale geçtiği ve suya karıştığı ifade edildi. Kadmiyumlu sızıntı suyunun, içme suyu ve toprağı kirleterek gıda zinciri ve su yoluyla insan vücuduna girdiği belirtilen açıklamada, kadmiyumun, akciğer hastalıklarına, Prostat Kanserine, kansızlığa, doku ve böbrek üstü bezlerin tahribine neden olduğu ifade edildi.
Kadmiyumun, vücuttaki yarılanma ömrünün 10 ile 25 yıl arasında değiştiği belirtilen araştırmada, içme suyu veya gıda zinciriyle alınan kadmiyumun yüzde 2’sinin vücutta birikirken, solunum yoluyla gelen kadmiyumun ise yüzde 10-50’sinin vücutta tutulduğuna dikkat çekildi.
Vücudun, tutulma aşamasında kadmiyumu, kalsiyum gibi algılayarak biriktirmeye başladığı ifade edilen araştırmada, bu aşamada, kalsiyum eksilmesinden dolayı kemiklerin yavaş yavaş zayıflamaya başlayacağı, ayakta durmanın hatta öksürmenin bile kemiklerin kırılmasına ve insanın ölmesine neden olabileceği vurgulandı.
Kurşun vücuda solunum, içme suyu veya gıda zinciri yoluyla giriyor
Pillerin ve akülerin yapısında bulunan toksit maddelerden bir diğerinin “kurşun” olduğu belirtilen açıklamada, maddenin, vücuda solunum, içme suyu veya gıda zinciri yoluyla girdiği kaydedildi.
Vücuda giren kurşunun, ciğerlere kadar ulaştığı ve ciğerlerde yavaş yavaş emilerek kana karıştığı anlatılan araştırmada, maddenin kan yoluyla ulaştığı karaciğer, böbrek, beyin ve kas gibi yumuşak dokularda 35-40 Gün bekledikten sonra kurşun metabolitleri yardımıyla kemik ve diş gibi sert dokularda toplandığı ifada edildi.
Araştırmada, 0-6 yaş grubu çocukların kurşun kirliliğinden yetişkinlere göre en az 4 kat daha fazla etkilendikleri belirtilerek, maddenin, işitme bozukluğuna, sinir iletim sisteminde ve hemoglobin bileşiminde düşmeye, kansızlığa, mide ağrısına, böbrek ve beyin iltihaplanmasına, kısırlığa, kansere ve ölüme neden olduğu vurgulandı.
Yerel yönetimlere önemli görevler düşüyor

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ
Araştırmada, pillerin toplanarak, özel bertaraf tesislerine gönderilmesi gerektiği
belirtilerek, pil üreticilerinden, mamullerinin üzerine, “Çöpe Atılması Yasaktır” ibaresini veya şeklini koymaları istendi.
Özellikle, cıvalı ve kadmiyumlu pillerin Türkiye’ye girişine sınırlamalar getirilmesinin önemine değinilen araştırmada, ithalatçı firmaların bu konuda önceden uyarılması ve kullanıcıların bilgilendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Araştırmada, atık pillerin toplanması ve bertaraf edilmesi konusunda yerel yönetimlerin de yapabilecekleri çalışmalar olduğu ifade edildi.
Pillerdeki cıva, kadmiyum ve kurşun gibi zehirli ağır metaller konusunda halkı bilinçlendirme yönünde tanıtım çalışmaları yapılabileceği belirtilen araştırmada, yerel yönetimlerin üstlenebileceği uygulamalar şöyle sıralandı:
- Pillerin ayrı toplanmasını sağlamak. Kırmızı renkli pil kutuları ile pil toplama merkezleri oluşturmak.
- Vatandaşları pilleri nasıl ayrı toplayacakları konusunda bilgilendirmek.
- Kırmızı renkli pil toplama araçları oluşturmak.
- Pil toplama işlemini illerin genelinde yaygınlaştırılması.
- Pillerin depolama alanlarında ayrı özel hücrelerde depolanmasını sağlamak.
- Medyaya piller konusunda bilgi vermek.
- Pillerin tehlikeli madde (cıva, kadmiyum ve kurşun gibi) içerdiğini gelişi güzel kullanılmaması gerektiğini anlatmak.
- Akmış pillerin tehlikesi, eldivensiz dokunulmaması ve ellerin mutlaka yıkanması gerektiği konusunda eğitim vermek.
- Pillerin tehlikeli madde içermesi sebebiyle dille kontrol edilmemesi gerektiğini kamuoyuna duyurmak.
KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ


Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Kanseri bulan köpekler işbaşında

21/11/2009 · Kategori: KANSER

kopekakademisi_anne

Kanseri bulan köpekler işbaşında
 KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ
Çoğu zaman uyuşturucu operasyonlarında polislerin yanında olan kimi zaman yardım ekipleri yanında hayat kurtaran köpekler şimdi de doktorların yanında kanseri bulacaklar.
Burunlarıyla kanserde erken tanıda çığır açmaları beklenen köpeklerle ilgili olarak İstanbul Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi İç Hastalıklar ve Psikoloji Uzmanı Prof. Dr. Tamer Dodurka ile görüştük. 

Yüzde 99 kanseri teşhis ediyorlar

 KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Köpeklerin tıpta da hizmet vermesi gerektiğini söyleyen Dodurka, “Uzun yıllardır yurtdışında Avrupa ve Amerika’da kanserli hastaların teşhisinde köpekler kullanılır. Bu konuda değişik araştırmalar yapılmış ve araştırmaların tamamında köpeklerin yüzde 99 oranında kanseri teşhis ettikleri görülmüştür. Biz de bunu ülkemizde yapmayı planladık çünkü Türkiye’de daha önce böyle bir hizmet verilmemiş. Köpekler narkotik amacıyla insanlığa birçok yönden hizmet veriyorlar. Biz de tıpta hizmet vermelerini düşündük.

 

Akciğer kanserinde etkili

 

Dodurka özellikle dışarıya koku veren fakat sadece köpeklerin algıladıkları kanser türlerinde başarıyı hedeflediklerini söylüyor. Dodurkan, “Belirli grup kanserlere bakabiliyoruz. Dışarıya koku veren kanserlere bakabiliyoruz. Örneğin akciğer kanseri. Sağlıklı insanlar birçok koku salgılar, kanserli hastadan ise daha farklı kokular çıkar. Bağırsak kanserlerini dışkı içerisinde tespit edebilir. Mesane kanserlerini idrar içerisinden tespit edebilir. Biz bunu algılayamıyoruz ama köpeklerin koku alma yeteneği bizden 100 bin kez fazla olan köpek ikisi arasındaki farkı çok çabuk fark edebilir. Tıpta kullanılan ve molekülleri ölçen kromatografi cihazlarından yüzlerce kez daha hassaslar” diyor.

 

En erken teşhis

 KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Kanser hastalarında erken teşhis çok önemlidir. Fakat teşhis yöntemleri ancak kitle belirli bir boyuta geldiğinde tespit edilebilir. Dodurka köpekler sayesinde çok daha ufak hücre oluşumları ortaya çıktığında teşhis edilebileceğini belirtiyor ve “Böylece hem hasta ile köpek karşı karşıya gelmemiş olacak çünkü hastane ortamında ya da bağışıklık sistemi zayıf olan hastaların köpeklerle olması doğru olmayabilir. Ama hastaların üfledikleri balonları buraya getirip, burada kokudan arıtılmış ortamda köpeklerimize gösterebiliriz. Onlar da doğru kokuyu aldıklarında ödüllendirilmeyi hak ederler” diyor.
Bir yıla ihtiyaç var

 

Normal bir köpekten bunu beklemediklerini söyleyen Dodurka, “Ancak eğitimli köpeklerde bu olay olabilir. Bunun için de yaklaşık bir yıla ihtiyacımız olacak. Bu kokuları almayı üç dört ay içinde öğretebiliriz ama sıfır hata olması için bir yıla yayacağız. Bir yıl sonra hizmete sokacağız” dedi. Köpeklerin tespit etmesi çok kısa zamanda oluyor, kokuyu duyar duymaz tepki veriyor. İçinde kanserli hastanın numunesi olan balonu getiriyor. Sıfır maliyetli ve çok hızlı sonuç veren bir yöntem. Dodurka, “Bu arada köpek tepki göstermezse bu kanser değildir diyemiyoruz ama gösterdiğine yüzde 99 kanser diyebiliyoruz” diyor.

 

Bunun için kokuya çok hassas olan köpekleri seçmek gerekiyor. Av köpekleri, seterler, labrador retriever’lar bunun için çok uygun.

 

Onkologlarla işbirliği

 KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Onkolog’larla çalışacaklarını söyleyen Prof. Dr. Tamer Dodurka, Onkolog’ların  numuneleri göndereceğini ve bunun üzerinden köpeklerle çalışılacağını söylüyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Ölüm teknolojisi

10/11/2009 · Kategori: KANSER

Ölüm teknolojisi

KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ
Dr. Christopher Li, cep telefonu, internet, plazma ve LCD TV'lerle yakın bir hayat geçirenlere kötü haber: Kanser riskiniz yüzde 120 daha fazla... Ömrünüz de 10 yıl az
--------------------------------------------------------------------------------
Amerikan Kanser Araştırma Birliği'nden Dr. Christopher Li, cep telefonu, laptop, plazma veya LCD ve plazma televizyonlarla iç içe bir yaşam sürenlerin ömrünün yaklaşık 10 yıl kısaldığını açıkladı. Örneğin sürekli cep telefonu kullananlarda beyin tümörü görülme ihtimali yüzde 120 artıyor. Dr. Li, "Cep telefonu 1 ila 1.9 ghz ile çalışıyor. Bu da dakikada 2 milyara yakın titreşim hareketi içeriyor. Yani kanserli hücrelerin açığa çıkması için yeterli bir oluşum.Yatarken cep telefonunuza vücudunuza yakın bir yerde bırakmak da kanseri tetikliyor. Telefonu üzerinizde taşımayın" diyor. Dortor Li, sadece cep telefonların değil teknolojik aletlerin kanseri tetiklediğine dikkat çekiyor. Özellikle de laptoplar. Dr. Li, "Laptoplar da radyasyon yayıyor. Wireless, cep telefonundan daha da tehlikeli. 2.4 ghz ile çalışan Wireless'ın yaydığı dalgalar ve titreşim gücü dakikada 2 milyar 500 milyon civarında. Sağlıklı yaşamı, en çok teknoloji etkiliyor" diyor.
KANSER, KANSER TÜRLERİ, KANSER TEDAVİSİ, KANSER ÇEŞİTLERİ

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::